Hemoroid

Hemoroid

Hemoroid

Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroid, anal kanaldaki toplar damarların genişlemesiyle ortaya çıkan hastalıktır.
hemoroid tedavisi Toplumda 10 kişiden 8’inde görülmektedir. Hastalığın evresi ilerledikçe verdiği rahatsızlık artış göstermekte ve günlük yaşamı olumsuz etkilemektedir. Genellikle hissedilen ağrı şiddetlendiğinde, kanama miktarı arttığında doktor muayenesine başvurulmakta erken tedavi dönemi ertelenmektedir.
hemoroid tedavisi yanlış beslenme  ve yanlış tuvalet alışkanlığı, stres, ailesel yatkınlık olan kişilerde daha sık görüldüğünü söyleyebiliriz.
Hareketsiz yaşam, uzun süre oturmak veya ayakta kalmak, acı ve baharatlı yiyecekler tüketmek, sebze ve lifli gıdalar tüketmemek, aşırı kilo hastalığın diğer nedenleri arasında sayılabilir.
Hamilelerde ve kilolu kişilerde de kalça ve bacaklarda bulunan toplardamarlara baskı arttığından bu kişiler daha sık karşılaşmaktadır.
toplumumuzda görülme sıklığı oldukça yüksek olan, konfor bozan bir hastalıktır.

Hemoroid
Hemoroid

İç ve dış hemoroid olarak ikiye ayrılmaktadır.
Dış hemoroid; Genellikle ele gelen cilt kabarıklıkları dışında rahatsızlık vermez. Ancak tromboze ekstrnal dediğimiz damarlara pıhtı oturması ile şiddetli ağrı ve şişlik de görülebilir.
İç hemoroid; Hastalığın seyrine göre 4 evreden oluşmaktadır.
Birinci Derece; Normal durumdaki pakelerinin sayı ve büyüklük olarak arttığı ufak kanamaların görülebildiği evredir. Pakelerde sarkma görülmez. hemoroid tedavisi
İkinci Derece; Dışkılama sırasında pakelerinde sarkma olabilmektedir, kendiliğinden normale döner.
Üçüncü Derece; Kanama, kaşıntı, ıslaklık gibi şikayetler görülmektedir. Sarkmalar müdahale ile geri gidebilir.
Dördüncü Derece; Kanama, kaşıntı, ıslaklık ve şiddetli ağrı görülmektedir.
İlk iki evre de ilaç ile tedavisi mümkün ve kolay iken üçüncü ve dördüncü evre de cerrahi müdahale veya lazer işlemi ile tedavi başarısı sağlanabilmektedir.
Hemoroid hastalığında korkulanın aksine muayene ve tedavisi kısa sürmekte uygun tedavi yöntemi ile şikayetler kısa sürede giderilebilmektedir.
Cerrahi müdahale sonrasında hissedilen ağrı kişiye göre değişkenlik göstermekle birlikte uygun evrede lazerle yapılan müdahale de aynı gün normal yaşantıya dönüş sağlanabilmektedir.
Lazerle ameliyat hastanede yatış ve pansuman gerektirmeyen başarı oranı oldukça yüksek ve konforlu bir uygulamadır. Sanılanın aksine dışkılama için bulunan kaslara değil sadece pakelerine işlem uygulandığı için sonraki dönemde korku duyulacak bir durum söz konusu değildir.
Diğer önemli nokta ise uygulanan tedavi veya cerrahi müdahale şekli, kişiye ve hasatlığın evresine göre doğru seçilmeli makat bölgesi diğer hastalıkları ile karıştırılmamalıdır.

Ara